Dondurma

Bu site otomatik olarak dondurma resmi vermis, yok olmasin dedim ilk sacma geldi, sonra biraktim.

Cocukken dondurma alirdik bazen, yalvar yakar. Sonra elimden duserdi, bazen  ya toplar, yada tum kulah.  Arkasindan aglardim hep. Bu da  annenin cocuguna veridig dondurma sanki.

 

Hayattaki pek cok sey ona benziyor.  Kisisel kayiplarimiz vs. Turkiye ise 10 senedir en az dusen dondurmasinin ardindan agliyor. Iyice ayyuka cikti artik. Arkadaslar dondurma dustu, gitti eridi bitti. Hatta yeni dondurma yapicala tezgah duzen bile yok.

Simdi ya cocuk olacaz, bir kurtarici bekleyecez, annem belki yeterince aglarsam yine dondurma alir diye.  Ama belli ki kurtarici yok artik, dondurmaci da. Anne tekrar dondurma almiyor. Artik ya ustumuzu basimizi silip, protesto politikasini birakip bakacaz dondurmamizi nasil kaybettik diye ua da debelenip dondurma dondurma diye debelene debelene yokolacagiz. Artik eski hikayeler bitti.

 

Bunu biliyorz ama hala icimize almadik. Bakin demek ki oyle bir duzen kurmusuz ki buyuk bir grup ezilmis, cahil kalmis. Hatta oyle bir duzen kurmusuz ki bir kisinin kana doyumsizlugu hepimizi mahvetmis. Peki biz nasil he demisiz, nasil parcasiymisiz bu otoritenin, kendi otoritemzi Otoriteye bagimlilik sadece kendine hizmet eder, hayata degil. Er ya da gec, olum hayatin onune gecer.

Demek ki biz sahillerde dururken orada dolasan midyecinin, misircinin da bir cani varmis, sicakta cani cikasiya calisan insaat iscisinin de. Hatta kimisi canavarlasabiliyormus. Cesme plajlarinda gordugum, oglunu sezlonga oturtacak parasi olmayan baba, bekci tarafindan azarlanan babayi dusunuyorum. Eminim o bile sokaklarda degildir simdi, ama olsa olur….Onu azarlayan bekciyi veya site mudurunu dusunerek, askeri yumruklayan tekmelyen bir adam mesela…

Ekonomik, ve egitim olarak bu kadar ayriliga raziydik. Her zaman guc elindeyken kibarlik yapmak, iyi kalpli olamk kolaydir, ama gucu olmayanlar guc isterken panige duseriz. Devlet kurtleri kiydi daha yeni milliyetcilik yaptik. Hadi eskiden cahildik, ama simdi bahanesi yok. AMa hakliyiz korkuyoruz, cunku biz de elimizdekilere bagimliyiz, isimiz, arbamiz, paramiz, evimiz, denizimiz, yazligimiz, cafemiz….. Guzellik istemek suc egil tabii, ama sorgulamadan benimsemisiz bize verilenleri.

Sokakta Taksim meydaninda hu ceken, kendinden gecen kisilerden korkuyorsan var bir sebebi. Ama sen nasil rave’lere dans etmeye gece kulubune, fasila gidiyorsan onun da meydandaki kendinden gecmesi cok farkli degil…Insan deidigin aidiyet, ona ait alanlar istiyor, kendi ulkende ezilmek, ve ezildigini gormek kolay degil di mi?

Hepimiz du devleti beraber kuramayacaksak, devlet yok, dondurma yok. dondurma tezgahi bile yok.

Insan ruhu acimasizliga, cirkinlige cok acik, ozellikle kendi acisini bastiran, baskasinin hayatina ve acisina bakmayan kisi eninde sonunda gormek zorunda. Bu donemde bunu yasiyoruz, artik fakir, ezilmis vs diye ayirdiklarimiz “acisini cikartacak”lar. Taa ki biz en derinimize bakana  kendi utancimizi, kendi ukalaligimizi,  anlamazligimizi gorene kadar.

 

Madem ulus devleti istiyoruz, o zaman hepimiz hepmizi gorene kadar, gormediklerimi gormeye devam edecegiz. Sadece gormek degilm anlamak. Ve anlamak demek sevmek demektir. gercekten anladigin seyi seversin zaten, ya da anladigin derecede seversin veya secdigin derece de anlarsin. Bu zihinde anlamak, mantik yurutmek degil, nefesinde, yuruyusunde bakisinda anlayarak yasamak.  Bu zayiflik degil, bambaska bir gucluliuk, karakter irade gerektiriyor.

Hepimiz tek tek ayrismak neymis, insan soyu olarak gorene kadar kafamiza vurulacak. Bizi de suclamamak lazim. Oyle buyutuluyorsun bu garip kapitalizm mahlukatyla buyyunce. Degisim, karisim, buyume hepsi isleyemeyeceigimiz kadar agir. Insan hayati kisa. Keyif istiyoruz hepimiz. Ve korkuyoruz, eger karsimdakinin insanligini gorursem ne oliur diye.

 

Tamam lanet okuyalim kadinlara yaratik muamelesi yapanlarla, ramazan da adam dovnelere. Lazim ama devamini da yapalim, nasil bir ortam yaratiikki, bictigimiz bu oluyor. Ve nasil hareket edebilirz ki bu degissin?

Ve lutfen kimseye beddua etmeyin, beddualar,bir noktadan sonra kendini karanliga vermis kisiyi guclendirir. veya edin, givdeniz onu da yasasin, sonra birakin. Dunyaya salmayin bedduanizi. Ya guzel dua yapalim, ya da dua etmeyi birakalim.

Dusunurken diyorum, insan uzerinde tek fark yaratan, bire bir baglantidir, ve herkesin insan yerine konuldugu, ortak yasam alaninin yaratildigi bir ortamdir.  Nasil oyle bir ortam yaratiriz, kotuluk yapana da anlayis gosterip, ortak insanligimizi gorup, kendi icimizdeki karanligin farkina varip yepyeni gercekten aydinligin mumkun oldugu herkesin istedigi kadar dondurma yiyebildigi, kulahlarin cocuk eline gore yapildigi yeni bir memleket.

Even cok utopik, ama utopya ile distopya arasinda secime gelince, son nefesimize kadar utopyayi secelim derim.

 

 

Advertisements

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s